Jan.01

Teşekkürler Z kuşağı

Son zamanlarda bu nesilleri bölme kavramları ortaya atıldıkça İnsan kaynakları arkadaşların canları çok sıkılıyor yapacak uğraşları yok böyle şeylerle uğraşıyorlar diye düşünüyorum. Oysaki bu nesil farklılıklarını direkt yurtdışından ihraç etmenin yanlış olduğunu ve Türkiye de çok farklı karakterlerin olduğunu düşünüyorum…

Bu nesillerin yaş aralıklarını şu şekilde belirlenmiş.
  • 1961-1979 (X)
  • 1980-2000 (Y)
  • 2000-Günümüz (Z)

Aslında daha fazla nesil bulunuyor ama insan kaynakları işleriyle meşgul arkadaşlara fazla yüklenmek istemiyorum. Çünkü sanayi devrimi öncesine gidersek işçilerin çalışma standartları köle diyebileceğimiz şartlara kadar gidiyor. Bu yazımda ben genel olarak Türkiye den bahsetmek istiyorum.
Tüm nesilleri görmek isterseniz buradan inceleyebilirsiniz.

 

İnsan kaynaklarında arkadaşlara göre bu nesiller arasında en işine bağımlı ve en çok sevileni X kuşağıdır. Çünkü karakteristik özellikleri gereği az eğitimli işine çok bağlı hatta kendi çıkarları yerine çalıştığı şirketin menfatini ön planda tutan bir nesildir. İşin aslı özetle X nesli dedikleri nesil ise zaten eğitim almanın neredeyse imkansız olduğu bir sistemde aldığı yarım yamalak eğitim ile üç beş kuruş maaş için koşturan ve her an kovulurum çoluğum çocuğum aç kalır korkusuyla istemeyerek şirket menfatini kendi menfatlerinden ön planda tutan zavallı annelerimiz babalarımızdı.

namuslu

Benim babam Bu bahsedilen X kuşağı içerisine giriyor. Kendisi darbe dönemlerinde gece çalışmak zorunda olduğundan zamanında avcılar dan floryaya kadar yürümek zorunda olup tam 3 ayrı adresten dayak yiyerek işine ulaşmayı başarıyormuş. Şaka gibi ama gerçek evinde bir bebek aş bekleyen bir eşi var bu vefakar baba jandarmasından ayrı polisinden ayrı (izni olmasına karşı) hergün dayak yiyerek işine gidiyorsa demek ki çok ihtiyacı var ki o üç beş kuruş maaşa kendi menfaatlerini hiçe sayıyor evine çocuğuna bir ekmek alabilmek için.

 

Benim esas merak ettiğim bu nesiller arası farklılıkları Türkiye’ye Türkçe’ye taşırken direkt ingilizceden türkçeye çevrilmiş makaleler gözüme çok batıyor. Arkadaş, öncellikle bizim memleketimiz çok daha farklı şartlardan geçti. Türkiye de  iş şartları ve dünyası Manhattan daki gibi değildi. Bu nesillerin yetiştirme şartları inanılmaz derece farklıydı. Hiç bunları göz önüne aldınız mı? Yok sen makaleyi direkt çevir hepimiz amerikan standatlarında büyüdük zaten…

 

Gelelim Y kuşağına bu kuşak özetle Z kuşağı ile X kuşağı arasında kalmış kuşak diye tanımlanıyor. Eğitim düzeyi X kuşağına göre daha iyi seviyelerde ve yeri gelince şirket menfati için çabalayan fakat istekleri söz konusu olduğunda  direkt çekinmeden konuşabilen nesil. Bu nesil ise X kuşağından sonra daha az sevilen bir kuşaktır. Herşeyleri güzeldir ama söz konusu hakları olunca hemen istiyorlar çünkü bu da doğal olarak rahatsız ediyor çok değerli patronları.

 

İşte bu nesil de benim içimde olduğum nesile giriyor. X nesili için söylediğim herşey aslında burada da geçerli yine bu nesil ile amerikan veya diğer ülkenin Y nesili arasında çok büyük farklar vardır. Çok az sayıda Y nesili belki de amerikan şartları dediğim şartlara yakın yaşam sürmüştür bunlarda kaideyi bozmayacak kadar azlar.

 

Bir Y nesili olarak ilk iş yıllarımda bende X nesili gibi kendi menfatlerimi hiçe sayarak şirket menfatlerini daha ön planda tutmaya özen gösterirdim. Şirketi çok sevdiğimden mi? Hayır. Elbette iş tecrubemi bir an önce arttırmak ve işleri öğrenmek içindi bu özveriler… Sonraki çalışma yıllarım da değerli olduğumu sandığım yıllarda, yeni arayışlar içerisine girmek isterdim fakat iş öğrendiğim yere satış yapma düşücesi beni hep alı koyardı farklı firmalara ve daha iyi maaşlı işlere doğru gitmeme.

 

Şaka gibi gelebilir ama bu terbiyeyi, 80’li ve 90’lı yılların çocuklarının yaz tatili çalışması olan sanayi, berber, motorcu ve terzi gibi  işler vermiştir. Çok doğru yanılmadığıma eminim, çünkü Usta, Kalfa ve Çırak ilişkisini bilen ve bunun terbiyesini almış (Yağlı usta tokatı yemiş) bir çocuk ilerki yıllarında elbet iş konusunda terbiyeli olacaktır. Sonra ilerki üniversite yıllarında alacağı eğitim ile birlikte kendi haklarını istemek için biraz anarşi aşılanış damarlarına ne var bunda?

çocukişçi

Z kuşağına teşekkürleri borç bilirim fakat bu arkadaşlara önce ayağını denk almaları gerektiğini hatırlatmakta fayda var. Z kuşağı denilen nesil 1990 sonrası doğumlu genç arkadaşlar elinden sosyal medyayı düşürmeyen ve hemen yönetici olmak isteyen arkadaşlar. evet bu nesil ne sanayi de çalışma gördü nede berber ecevitin yanın da çıraklık yaptı. Doğduğu yıllarda popüleritesi yüksek, playstation ve internet onu yeterince hızlı düşünür ve  çabuk hareket eder yaptı.

 

Dur bakalım orada Z kuşağı öyle internetten öğrendiklerinle yönetici olunmuyor. veya bilmem ne üniversitesi seni direkt yönetici yapamaz önce bu hayallerden kurtulmalısın. İstediğin kadar bilgiye hızlı ulaştığını düşüne dur insanları yönetici yapan bilgi değil tecrübedir ve tecrübe öyle hızlıca download edilimiyor malesef.

 

İleride Z nesilinin en büyük sorunlarından bir tanesi şüpheci olmaması ve hertürlü bilgiyi doğru kabul etmesi olacak. Çünkü internet kuşağı bize gösteriyor ki, kaynak olarak kullandığı internetin taraflılığı ve doğruluğunu araştırmadan kesin doğru olarak kabul ediyor. Hal böyle olunca bu nesilin Y nesili tarafından sürekli kontrol edilmesi gerekeceğini düşünüyorum.

Peki ya neden teşekkür ediyorum Z kuşağına?

Çünkü Z kuşağı işverenlerin işçi bana muhtaç anlayışını sürekli o işten bu işe zıplayarak kıracakları için, işverene işçi sana değil sen işçiye muhtaçsın mesajını verecekleri için TEŞEKKÜRLER.

Hakları konusunda X kadar muhtaç değil Y kadar sıkışık değil adına yakıştığı gibi tuttuğu kopartarak sonraki nesillere yeni haklar kazandıracağı için TEŞEKKÜRLER.

Genel
Paylaş:
  • facebook
  • twitter
  • gplus

Comments(2)

  1. Özgür
    1301 days ago

    Selam kuşakları yanlış tarih aralıklarında tanımlamışsınız.
    Y kuşağı 1980-2000
    Z kuşağı 2000 ve sonrası

  2. emretoprak
    1259 days ago

    Teşekkürler Özgür.

Yorumla

Comment